Faili mechul telekulaga veto (Hurriyet)

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, önceki gün önemli bir “telekulak kararı” aldı.

Kurul, CMK 135’teki katalog suçlar arasında yer almayan kasa hırsızlığı soruşturmasını aydınlatmak için İstanbul-Eminönü’nde bölgesel olarak verilen “iletişimin tespiti kararı”nı, “Yasal olarak olanak yok” diyerek bozdu. Yargıtay, “faili meçhul” bölgesel iletişimin tespiti kararını, özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğüne aykırı buldu.
13 Kasım 2008’de Eminönü’nde Y.K. adlı kişinin işyeri kasasından hırsızlık oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın aydınlatılması için İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nden iletişimin tespiti kararı istedi. Başsavcılık, olayın olduğu gün 20.30-21.15 saatlerinde 45 dakika süreyle, o bölgedeki telefon görüşmelerinin hangi baz istasyonlarından yapıldığının tespit edilerek, tüm görüşmelerin arayan-aranan olarak kimlik bilgilerinin ve açık adreslerinin tespitini istedi. Mahkeme talebi kabul etti. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) buna karşı çıkarak karar düzeltme talep etti. TİB’in itirazı İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nce reddedildi. Bu kez Adalet Bakanlığı, “Hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliğinin bulunması gerekir” diyerek kanun yararına bozma talep etti.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, bakanlığın talebini reddetti. Daire, kararda belirtilen tarih ve saatler arasında sadece teknik bilgilerin arayan-aranan abonelerin kimliklerine ve adreslerine ilişkin bilgilerin ilgili kurumdan çıkartılmasına karar verildiğini, çevredeki kişi ve kurumların telefon görüşmelerinin dinlenmesine ilişkin özel hayata müdahale oluşturacak ya da kişi hürriyetini kısıtlayıcı bir karar verilmediğini savundu. Başsavcılık, dairenin bu kararına Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda itiraz etti. İtirazda, kararın, özel hayatın ihlali anlamı taşıdığı, haberleşme hürriyetine aykırı olduğu, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesinin dışına çıkıldığı belirtildi. CMK’ya göre iletişimin tespitinin ancak şüpheli ve sanık yönünden istenebileceği, olayla hiçbir ilgisi bulunmayanların suç faillerine ulaşmak için dahi olsa iletişimlerinin tespitine ilişkin mevzuatta düzenleme bulunmadığı belirtildi. İtirazda, “Yasal dayanağı olmadan hiç kimsenin telefon görüşmelerinin tespit edilmesi mümkün değildir” denildi. Kurul da başsavcılığın bu itirazını önceki gün kabul etti.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19269871.asp

Reklamlar

About this entry