faili meçhulleri istiyoruz! ( Atif Unaldi Kose Yazisi )

Son dönemlerde bakıyorum da bu ülkedeki en ciddi muhalefeti Ali Tezel yapıyor. Ali bey bir partinin üyesi değil, bana sorarsanız tek amacı da sosyal güvenlik alanında doğru bir yöntemin ortaya konmasını sağlamak. Siyasi görüşü olmadığı halde bana sorarsanız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’i en çok sıkıştıran o. Bu girişi neden yaptığımı merak ettiğinizden eminim. Amacım Çalışma Bakanlığının faaliyetlerinden bahsetmek değil. Ömer hoca çok çabuk kırılır bana ama yine de onun yerine çok daha ciddi bir konudan bahsetmek istiyorum.
Teknoloji hayatımızın fena halde içine girmeye başlayınca, bakıyoruz ihbarların da mecrası haline geldi. Bakıyorsunuz bir efendi bir video sitesinde bir hesap açıyor, yüklüyor saçma sapan bir video, bir askerimiz intihar ediyor.( http://www.haber1.com/Albayin-intiharinin-nedeni-bu-goruntuler-mi-_135193.html ) Bir diğeri bir email hesabı açıyor, bombalı kamyon ihbarı yapıyor. (http://www.haber7.com/haber/20100313/Istanbulda-bomba-yuklu-kamyon-ihbari.php ) İhbar sahte çıkıyor ama beyefendiye nasılsa kimse ulaşamıyor. Zaten ekşi sözlük resmen, gelişmekte olan dimağların her önüne gelene laf attıkları ve bunu da karakteri oturmamış çocukların sınıf kalabalığında görünmeme psikolojileri ile yaptığı her zil çaldığında öğretmenlerin korkarak girdikleri kötü sınıflara benzedi. En son bir fatih (web fatihi imiş) bir video ile ana muhalefet partisindeki bütün dengeleri bozdu. Ancak sonra konuyla ilgisinin olmadığını iddia ederek Bursa Emniyet Müdürlüğüne başvurdu ve savcılık tarafından serbest bırakıldı.( http://www.haberturk.com/gundem/haber/515239-webfatihinin-olayla-ilgisi-yok ) Polis sanıyorum istihbarat imkanlarını ortadan kaldırmamak için bu çirkinliklere göz yumuyor. Hatta geçenlerde Başbakan Tayyip Erdoğan’a suikast ihbarında bulunan bir ev hanımı savcılık tarafından serbest bırakıldı. (http://www.ntvmsnbc.com/id/25093823/ ) İhbar yüzünden, bilişim uzmanlarından terörle mücadele şube müdürlüğüne, İzmir emniyet müdüründen, savcıya kadar birçok kişi olmayan bir ihbar için mesailerini harcadılar.
Şimdi tam bu noktada bir duralım.
Bu yazıyı baştan buraya kadar okuduğunuzda internette yapılan ihbarların ulaşılamaz olduğunu düşünüyorsunuz. Ancak ben polisin içinde bu konuları kolaylıkla çözebilecek CEH (Certified Ethical Hacking) eğitimi almış kişiler olduğunu çok iyi biliyorum, zira bir kısmı sınıf arkadaşımdı. Ellerindeki kolluk gücü ile bu konuda teknik çözüm bulamadıklarına inanmıyorum. Programıma konuk aldığım birçok kolluk kuveti profesyoneli de bu konuda son derece emin konuştular. Peki biz neden, bu kişileri göremiyoruz? İnternetin böyle kim vurdu mecrası olmasına bu ülkenin yasa koyucuları, yetkilileri, kamu görevlileri nasıl ve neden izin veriyorlar?
Ben artık bu ülkenin çalışkan polisinden, BTK’sından, AKP’nin teknolojiden sorumlu yetkilisi Reha Denemeç’ten, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırımdan, her ortamda internete inancını belirten sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den internet’i bu çirkin durumundan kurtarmaları konusunda desteklerini bekliyorum. İnternet, hayattır. Hayatta nasıl insanlar kimliklerinin kaldıramayacağı amelleri yapmıyorlarsa, internette de bunları yapmalarına izin vermemeliyiz. Bunun için gerekiyorsa hepimiz internete kimlik bilgilerimizle girelim. Gerekiyorsa herkesin nüfus cüzdanı numarasının kullanıcı adları ile eşleştirelim.
Bana kimse internette kimliksiz olmanın özgürlük olduğunu iddia etmesin. Kafaya maske takıp önüne gelene küfretmek, insanların ailelerine iftiralar atmak, bazen karşı cins taklidi yapıp seksüel oyunlar oynamanın neresi özgürlük? Kaldı ki bu son derece eski bir düşünce. Artık dünya internette anonymity’i kaldırmayı konuşuyor. Örnek mi? Facebook.. Tatmin olmadınız mı? O zaman şu linke bir göz atınız. ( http://www.nytimes.com/2010/04/12/technology/12comments.html?ref=media )

http://atifunaldi.info/2010/05/26/faili-mechulleri-istiyoruz/

Reklamlar

About this entry